WHITE ENERGY SYSTEMS - AB emisyon ticareti


AB emisyon ticareti (European Union Emissions Trading System, EU ETS), sera gazları emisyonunu, maliyetini mümkün mertebe düşük tutarak azaltmak isteyen AB'nin iklim politikasının piyasaya dönük bir aracı. Hedefi de Kyoto Protokolu'nda öngörüldüğü gibi 2008-2012 yıllarında, sera gazı emisyonunun 1990 yılı emisyon miktarına kıyasla yüzde beş oranında düşürülmesi. Avrupa Birliği periyodik olarak, Avrupa ülkelerinden kaynaklanan emisyonlara giderek daha düşük bir üst taban belirliyor ve emisyon üreten sanayi şirketlerine belli bir miktarda sertifika dağıtıyor. Emisyonu yüksek şirketlerin üretim düzeylerini muhafaza etmek ya da yükseltebilmek amacıyla serbest piyasadan sertifika satın alıp toplamaları, imalat emisyonu azaltımını öngören önlemler alınmasından daha masraflı olacağı için, sertifikasyon alışverişlerinin emisyonun düşürülmesine yol açacağı umuluyor.

EU ETS dünyanın ilk ve en büyük sınır ötesi emisyon ticareti sistemi. 2003 yılında Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi tarafından karara bağlandı ve 1 Ocak 2005'te yürürlüğe girdi. ETS şu anda mümkün küresel bir sistemin öncülüğünü yapıyor. Halıhazırda tam 31 ülkede (28 AB ülkesi artı Liechtenstein, İzlanda ve Norveç) ortalama 11,000 tesisin elektrik üretiminde ve çimento fabrikaları vs. gibi bazı endüstri alanlarında (ki bu ikisi, Avrupa'dan kaynaklanan CO₂ emisyonlarının yarısından biraz fazlasını oluşturuyor) karbon diyoksit ihracını yönlendiriyor ve sınırlıyor.

İlk iki başlangıç devresinde AB üyesi ülkeler birlikte, şirketlere hangi şartlar altında, toplam ne kadar emisyon sertifikası (sera gazı emisyonları için) tahsis edileceğini belirlediler. Buna karşın emisyon sertifikalarının her bir tesise dağıtımı meselesi, milli devletlerin kendi karar özgürlüğüne bırakıldı. Sertifika dağıtımı, milli allokasyon planları (national allocation plan, NAP) kapsamında düzenlendi. III. giriş devresinde ise artık böyle ulusal hak dağıtımı planları vs. kalmayacak. Bunların yerine emisyon sertifikaları, merkezî yolla Avrupa Konseyi tarafından tahsis edilecek. Buna yetkili Konsey mercii ise Çevre Koruma Konsey Komiseri (2010'dan itibaren Danimarkalı "Konservative Folkeparti" üyesi Connie Hedegaard).

İşlev şekli

Avrupa emisyon ticareti sistemi ETS, cap & trade (kısıtla ve ticaretini yaptır) prensibine göre işliyor. Sera gazı emisyonu kısıtlanıyor, ama diğer taraftan emisyon haklarıyla ticaret serbest bırakılıyor. Bu yolla da iklime zararlı gazların ihracının en etkili olacağı yerlerde düşürülmesi, ekonomik açıdan cazip hale getiriliyor. Sistem, tesislerin her biri dikkate alınacak şekilde oluşturulmuş, yani bütün bir konsern ya da ülke değil de, şu anda uygulama kapsamında bulunan 11,000 fabrikanın ve nükleer santralin her biri münferiden işlem görüyor. Bu tesislerin her birine belli bir süre için, siyasal yolla belirlenen emisyon azaltma hedefine uygun olarak belli şartlara bağlanmış, belli miktarda emisyon hakkı (European Union Allowance, EUA) tanınıyor. Bir EUA, üreticiye 1 ton karbon diyoksit emisyonu veya ona tekabül edecek miktarda (0.27 ton karbon) sera gazı emisyonu hakkı tanıyor.
Emisyon ticareti sistemini mümkün mertebe ekonomik sorunlar çıkarmadan, kaymalar vs. olmadan iktisadi düzene entegre etmek için, emisyon hakları başlangıçta karşılıksız, yani ücretsiz dağıtıldı.
Eğer bir şirketin karbon diyoksit emisyonu şirkete tanınan emisyon miktarı hakkından daha düşük ise veya şirket emisyon miktarını kendisine tanınan miktarın aşağısına indirebiliyorsa, ihtiyacı üstündeki emisyon hakkını serbest piyasada satabiliyor. Tersi durumda da, örn. emisyon azaltım tedbirlerinin maliyeti yüksek olacaksa, o şirket serbest piyasada emisyon sertifikası satın alabiliyor. Böyle bir durumda da başka bir sertifika piyasası katılımcısı, bilahare kendi sera gazı emisyonunu düşürmek için sertifika piyasasında para temin edebiliyor (emisyon hakkı değiş tokuşuyla). Böylece tasarrufu sağlanan karbon diyoksitin her bir tonu (1 EUA), piyasada arz/talep ilkesiyle belirlendiği ölçüde piyasa değerine sahip oluyor. 2009'dan 2011 yılı ortalarına kadar 1 EUA'nın değeri 13 ile 17 Euro arasında oynadı durdu; 2011 sonlarında da 7 avroya kadar geriledi. 2013'e kadar olan sürede de, Almanya'nın nükleer enerjiden vazgeçme kararına rağmen 1 tonluk emisyonun fiyatı 5 avronun da altına düştü.

Tesis işleticilerinin her yıl 30 Nisan'a kadar, bir önceki yılda neden oldukları gerçek emisyona tekabül edecek miktarda emisyon hakkına haiz olduklarını kanıtlayacak şekilde bir rapor beyan etmeleri gerekiyor. Eğer şirket gerekli miktarda sertifikaya haiz olduğunu kanıtlayamazsa, eksik her 1 EUA (emisyon hakkı) için 100 Euro ceza ödemek ve bilahare sertifika ibraz etmek zorunda. 2005 ve 2007 yılları arasındaki ilk ticari süreçte bu cezanın miktarı 40 Euro idi. Emisyon ticareti sisteminin etkili sonuçlar getirebilmesi için, beklenilen ya da tahmin edilen yıllık reel emisyona kıyasla daha az miktarda emisyon sertifikası tahsis edilmesi icap ediyor. Aynı şekilde Avrupa Birliği de tahsisatı yapılacak emisyon haklarının (ve böylece gerçekleşecek emisyon miktarının) önümüzdeki yıllarda sürekli şekilde azaltılmasını planlamakta.

Emisyon haklarıyla ticaret ve ve işleyiş şekli

AB'nin “EU emisyon sertifikaları” vesika veya doküman şeklinde mevcut değil gerçekte. Sertifikaların ticareti sırf elektronik sistemle borsalar ya da borsa simsarları üzerinden veya over the counter (OTC), yani doğrudan iştirakçilerin kendi aralarında gerçekleşiyor. Emisyon sertifikası almak ya da satmak isteyenlerin, transaksiyonlarını yürütebileceği bir elektronik hesap açması gerekiyor.
Emisyon ticareti için birden fazla pazar yeri mevcut, örn. Londra'da European Climate Exchange (ECX), Almanya'da Leipzig'de enerji borsası European Energy Exchange (EEX) veya Viyana'daki Energy Exchange Austria (EXAA). Leipzig'de kısa adı Carbix olan EEX Carbon Index, emisyon hakları için referans fiyatının belirlendiği yer. Carbix, her borsa günü saat 11.00'de açık artırma yoluyla belirlenen bir spot piyasa fiyatı. Açık artırmanın sonucu on dakika sonra EEX'in web sitesinin ana sayfasında yayınlanıyor. Atlantik ötesi borsa kuruluşu NYSE Euronext de BlueNext çevre borsasıyla, küresel boyutlarda vuku bulan emisyon hakları ticaretinin bir ticari platformu niteliğini taşıyor. 2005'te en az 362 milyon sertifikayla (362 milyon ton CO2) toplam takr. 7.2 milyar avro tutarında emisyon ticareti gerçekleşti. 2006'da sertifika ticareti yoluyla alıp satılan sertifikaların sayısı bir milyara çıktı, 2007'de 1.6 milyara, 2008'de de hemen 3.1 milyara ulaştı. Dünya çapında vuku bulan sertifika ticaretinin yüzde 73'ü Avrupa'da gerçekleşiyor, 2008'de Avrupa'da tam 92.4 milyar avro değerinde sertifika alıp satılınmış.
Tesislerde emisyon kural olarak, enerji kaynağı sarfiyatı üzerinden ölçülüyor. Yakılan her bir ton hidrokarbon hemen üç ton kadar karbon diyoksit oluşmasına yol açıyor. Kömürde, yağdan biraz daha fazla. Yağda da doğal gazdan fazla.

Ulusal tahsisat planları

Sisteme iştirak eden ülkelerde emisyon ticareti, ulusal tahsisat planı (NAP) çerçevesinde düzenleniyor ve bu plan iki bileşenden oluşuyor: Makro plan ülkedeki tesislere toplam ne kadar emisyon sertifikası tahsis edileceğini belirliyor. Bu planda bir de Kyoto Protokolu'nun öngördüğü emisyon kısımının ne kadarının ETS (emisyon ticareti sistemi) sektörü tarafından (elektrik üretimi, rafineriler, çelik üretimi vb.), ne kadarının da ETS dışı kaynaklardan (evler, küçük sanayi, transport, ziraat vb.) sağlanacağı belirleniyor. Planı Avrupa Komisyonu, Kyoto Protokolu hedeflerine uygunluğu açısından inceliyor. Mesela Almanya aktüel II. devre için yılda 482 milyon sertifika planlamış ve Komisyonun bu miktarı onaylanmasını istemişti; ancak Komisyon yalnız 453 milyon sertifikaya izin verdi. Ulusal tahsisat planının ikinci bileşeni mikro plan ise sertifikaların münferit tesislere dağıtımını belirliyor. Bütün ülkeler şimdiye dek özellikle grandfathering yöntemine göre uygulamalar başlattılar. Bu yöntemde tesislere şimdiye kadar ürettikleri emisyona göre karşılıksız, yani ücretsiz sertifika dağıtıldı. Bazı ülkelerde sertifikaların küçük bir kısmı hatta açık artırma yoluyla sahiplerini buldu. Daha başka ulusal planlarda, emisyon ticaretinin uygulamaya alınmasından önce emisyon azaltıcı önlemler gerçekleştiren şirketlerin ödüllendirilmesi amacıyla bir takım özel düzenlemeler öngörülmüş (early action). Başka bir örnek de, Almanya'da enerji-ısı kuplajı veya nükleer santral kapama gibi tedbirlere tanınan istisnalar. Almanya'da endüstri işletmelerine II. devrede başlangıç donanımları tamamen ücretsiz olarak veriliyor, elektrik üreticilerine tanınan bonus sadece yüzde 91.2 oranında. Geriye kalan yüzde 8.8 de adı KfW olan bankalar grubu tarafından borsada satılıyor. Bu yolla ayda ortalama 80 milyon avro el değiştiriyor. Avrupa Komisyonu'nda özellikle de yerli şirketlerle yabancı şirketler arasında ayırım yapılıp yapılmadığı ve AB rekabet hukukuna uygun olup olmadığı açısından mikro plan da kontroldan geçiyor.

AB emisyon ticaretinde dolandırıcılık

Uluslararası ticarette KDV dolandırıcılığı (missing trader intra-community fraud)

AB çerçevesinde vuku bulan emisyon ticaretinde 2008 ve 2009 yıllarında katma değer vergisi dolandırıcılığı yaşandı. Hileli ticaret metodlarıyla emisyon hakları, AB'de sınır ötesi ticareti yoluyla bir kaç kez satılmış gibi gösterilerek, bu satışlara tekabül eden katma değer vergisi payları gayrımeşru şekilde vergi dairelerine beyan edildi. Ve yurtiçi ticaretle ülkeler arası ticarette geçerli olan düzenlemeler ve ülkeden ülkeye farklılık gösteren katma değer vergisi iadesi süreleri istismar edildi. Kısa adı Europol olan Avrupa Polis Ofisi'nden 2009 yılının aralık ayında bildirilen verilere göre, bazı ülkelerde çevre kirletme hakları piyasasında ticaret hacminin % 90'lara varan bir kısmının dolandırıcılık yoluyla oluştuğu tahmin ediliyor.

Bunun üzerine İngiltere'de ve Fransa'da bir ilk tedbir olarak emisyon sertifikaları, katma değer vergilendirmesinden çıkarıldı; Hollanda'da ve İspanya'da ise alış/satışlardan doğan vergi borcu mükellefiyeti, reverse-charge yöntemiyle (vergi borçlandırmasının hizmet alan tarafa yüklenmesi) satıcı yerine alıcıya yüklendi. AB hukukunda öngörülen şartların uygulanması kanunu temelinde 1 Temmuz 2010'dan itibaren Almanya da emisyon sertifikası ticaretinde vergi borcu mükellefiyetinin alıcı tarafa kaydırılmasını başlatmış olacak.

Elektronik emisyon sertifikası hırsızlığı

20 Ocak 2011'de, bilinmeyen bir takım hacker'ler tarafından 28 milyon avro değerinde iki milyon kadar sertifika çalındığı duyuldu. AB Komisyonu bunun üzerine belli olmayan bir süre için, çevre kirletme haklarıyla 'spot ticareti' yapılmasını yasakladı. Artık sadece emisyon haklarının tahsisi ve devri serbest. Biraz öncesinde Paris'teki CO2 borsası BlueNext ve hırsızlık mağduru ülkelerin (Çekya, Yunanistan, Estonya, Polonya ve Avusturya) hükümetleri de bu sahadaki faaliyetlerini durdurmuşlardı. Bir piyasa iştirakçisinin iddialarına göre Çekya'da toplam 6.7 milyon avro değerinde 470,000 EUA çalınmıştı. Viyana federal polis müdürlüğünün ifadelerine göre hırsızlığın faturası Avusturya'da tam 7.5 milyon avro: çevre kirletme haklarıyla yapılan ticarette şimdiye dek Avrupa'daki en büyük kaza.
AB emisyon ticareti 4 Şubat 2011'de yeniden başladı. Avrupa Komisyonu kamuya Almanya, Fransa, Hollanda, Slovakya ve İngiltere'nin ulusal ticaret sicillerinin bu sahadaki faaliyetlerini yeniden başlattığını duyurdu. Bu beş ülke Komisyona ulusal ticaret sistemlerinin gerekli bütün emniyet önlemlerini aldığını kanıtlamıştı.
Uzmanlar bu olaydan münferit ülkelerin gevşek ve lakayt güvenlik kurallarının sorumlu olduğunu söylüyorlar. İşlemlerde kimlik sorgulamasının kusurlu ve eksik olmasını eleştiriyorlar. AB Komisyonuna göre Avrupa'da toplam 14 ülke güvenlik gereksinimlerini yerine getiremiyor. İklim sorunları genel direktörü Jos Delbeke, AB üyesi bütün ülkelerin hacker saldırılarına ve hırsızlığa karşı aldıkları güvenlik tedbirleri hakkında sorgulanacaklarını duyurdu. Alman Emisyon Ticareti Merkezi başkanı (DEHSt) Hans-Jürgen Nantke, bu sahada Avrupa güvenlik standartlarında uyum sağlanmasından yana. Daha 2010 yılı bitmeden, kasım ayının sonlarına doğru 1.6 milyon sertifika da bu arada Romanya'da kayıplara karışmıştı.